SON DAKİKA

Ana Haber 31.05.2020

ANA HABER, VİDEO

Ana Haber 30.05.2020

ANA HABER, VİDEO

Ana Haber 29.05.2020

ANA HABER, VİDEO

7 ARTI 28.05.2020

7 ARTI, VİDEO

Dr. Arsoy: Menenjit aşısını yaptırmamak ölümcül bir hata

Bu haber 20 Şubat 2020 - 10:55 'de eklendi

VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hacer Efnan Melek Arsoy, menenjit hastalığı hakkında bilgilendirdi. Yüzde 50 ölümle sonuçlanan menenjitin hastaların 10’da birinde ciddi beyin arazı, uzuv hasarı ve işitme kaybı bıraktığını aktaran Dr. Arsoy, beyni çevreleyen menings adındaki beyin zarının iltihabı olan hastalığın en sık nedeninin enfeksiyonlar olduğunu ifade etti. Dr. Hacer Efnan Melek Arsoy, “Menenjit hastalığı beyini çevreleyen menings adındaki beyin zarının iltihabıdır. En sık nedeni enfeksiyonlardır. Özellikle bakteriler, daha kötü seyirli enfeksiyonlara neden olan mikroplardır. Bu bakteriler Neisseria meningititis, hemofilus influenza tip B ve streptokokus pnömoniadır“ dedi.

Dünya genelinde meningokokal menenjit vak’alarının sayısının yılda en az 1.2 milyon olduğu ve 135 bin civarında ölüme sebep olduğunun tahmin edildiğini belirten Dr. Arsoy, Afrika’da ise yıllık 30 bin vak’a olduğunu söyledi. Menenjit hastalığının nasıl olduğu ve bulaştığı konusunda bilgiler veren Uzm. Dr. Arsoy, “Bulaşıcılığın bu denli yüksek olmasının nedeni havaya karışan damlacıkların hızla hastalık yapmasıdır. Havada asılı duran damlacıklardaki mikroplar vücudumuza solunum yollarımızdaki mukozadan girer. 2-10 gün arası kuluçka süresi vardır. Savunma bariyerlerimizi geçerek dolaşıma katılır ve hastalık yapacağı merkezlere yerleşir. Boğaz, beyin zarı ya da beyin dokusuna gider. Beyin iltihabı (ensefalit ) yapar ve ya en ağır hali olan meningokoksemiyi yapmak için tüm vücuda yayılır. Sinir sistemini etkilediğinde bilinç kaybına, nöbetlere ve hayati fonksiyonlarda durmaya neden olur. Diğer yandan bakteriye has bazı özellikler nedeniyle kan damarları ile en uç noktalara kadar yayılır, hızla- saatler içinde kan damarlarını tıkayıp kan dolaşımını bozar ve kangrene neden olur. Kangren olan doku beslenemeyip siyahlaşır ve uzuv kaybına neden olur“ diye konuştu.

Meningokok hastalığı genellikle ilk iki yaşta sık görülüyor

Meningokok hastalığının genellikle ilk iki yaşta sık görüldüğünü, belirtilerinin neler olduğunu ve tedavisinin nasıl yapıldığını da açıklayan VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hekimi Uzm. Dr. Hacer Efnan Melek Arsoy, “Meningokok hastalığı genellikle ilk iki yaşta en sık görülür. Ergenlerde ve genç erişkinlerde tekrar artış gösterir. Özellikle kış aylarında artar. Bahar sonuna doğru azalır. Koğuş, okul, kreş, kışla gibi kapalı ve havasız alanlarda yaşayanlar havada asılı duran bakterileri solunum yolu ile alırlar. Bağışıklığı düşük olanlar, genetik olarak hastalığı yatkın olanlar, aşı ile korunmayanlar risk altındadır. Ateş, bulantı, iştahsızlık, bıngıldakta şişlik, inleme, ışıktan rahatsız olma, şiddetli baş ağrısı, ensede sertlik, kusma ve ciltte pembe mor siyah döküntüler ile hızla ilerler. Hayatı tehdit eden bir hastalıktır. Erken tedavinin hayat kurtardığı hastalıkların başında gelir. Hasta hastanede antibiyotik ve hastalığın durumuna göre yaşam desteğini de içeren multisistem yaklaşım ile tedavi edilir“ dedi.

‘Hastalanmış kişi ile temas etmemeliyiz’

Meningokoksik menenjitten korunma yollarını aktaran Uzm. Dr. Arsoy, “Öncelikle hastalanmış kişi ile temas etmemeliyiz. Hastalığın taşıyıcı evresinde olan kişiler toplumda aramızda olabileceği için tüm bulaşıcı hastalıklar gibi el hijyenine özen göstermeliyiz. Kalabalık ve havasız alanlarda uzun süre bulunmamalıyız. Hastalığa sahip kişi ile yakın temas oldu ise hemen doktora başvurup koruyucu tedavilerin başlanmasını sağlamalıyız. Devletimizin hazırladığı ulusal aşı takviminde; hemofilus influenza tip B ve streptokokus pnömonianın yol açtığı menenjitten koruyucu aşı vardır. Fakat ulusal takvimdeki aşılar meningokok menenjitine karşı korumaz. Meningokok mikrobundan korunmak için ayrı olarak üretilmiş olan özel aşılar vardır. Ailenin talebi ile yapılır. Bu aşıların koruyuculuğu yüksektir. Bilinen bir yan etkisi yoktur. İçeriğindeki maddeler test edilmiş ve ruhsatlandırılmıştır. 8 haftasını doldurmuş yani 2 aylık olmuş bebeklere uygulanabilir. İğne şeklinde yapılır. Aynı şekilde aşılamanın üst sınırı olmamakla birlikte 11-12 yaşa kadar yapılmaktadır. Erişkinlerde özellikle hac ziyareti ya da turistik geziler sırasında yapılan farklı formları da bulunmaktadır. Devlet bu kişilerin aşılarını hastalık bulaşması ya da taşıyıcı olması riski nedeniyle yapmaktadır“ ifadelerini kullandı.

Aşının bilinen bir yan etkisi yok

Menenjit aşısı hakkında da bilgiler veren Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hacer Efnan Melek Arsoy sözlerini şöyle sürdürdü: “Menigokok mikrobuna karşı üretilen aşılar gruplara ayrılmıştır. Menenjitin en sık ölümle sonuçlanan tipleri olan A, C, W135, Y ve B tiplerine karşı aşılar geliştirilmiştir. Genel muayenede çocuk o an için hasta, ateşli ya da başka bir sıkıntısı yoksa aşısı uygulanabilir. Aşının bilinen bir yan etkisi olmayıp uygulamadan sonra her aşı gibi ateş veya aşı yerinde hafif kızarıklık ya da ağrı yapabilme ihtimali vardır. Aşı sonrasında ateş düşürücü ve ağrı kesici kullanılabilir. Aşıya bağlı ateş 2-3 gün içinde geriler. Aşıların dozları ve aralarındaki süre düzenlenmesini doktorunuz çocuğunuzun yaşı, durumu ve aşının özelliğine göre düzenler. A,C,Y,W tipi aşı için ilk aşı zamanı, aşı markası ve özelliğine göre 1-3 doz koruyuculuğu sağlarken B tipi aşı için 2-4 doz aşı yapılmaktadır. Her çocuğun aşılarının tam olması onun hakkıdır. Hangi enfeksiyon ile hangi dönemde karşılaşacakları ve vücutlarının o mikroba vereceği cevabı belirlemek çok zor. Ama çocuğunuz prematüre doğmuş ya da bağışıklık sorunları yaşıyorsa, kreş yurt okul gibi toplu ya da kalabalık yaşam biçimindeyse, ailede menenjit öyküsü, ateşli hastalık sonrası beyin arazı kalma hikâyesi varsa aşıları mutlaka yaptırmanız gerekir. Aşıların içeriği hakkındaki maddelerden dolayı ebeveynlerde şüphe oluşmaktadır. Oysa aşılar tüm dünyada uygulanmakta ve ülkemizde ruhsat alana kadar çeşitli test ve denetimlerden geçmektedir. Aşıların içeriği saflaştırılmıştır. İçeriğinde alüminyum ya da buna benzer maddeler yoktur.”