SON DAKİKA

7 ARTI 21.03.2019

7 ARTI, VİDEO

CUMANIN BEREKETİ 21.03.2019

CUMANIN BEREKETİ, VİDEO

ANA HABER 21.03.2019

ANA HABER, VİDEO

GÜNE MERHABA 21.03.2019

GÜNE MERHABA, VİDEO

Meme implantı hakkında doğru bilinen yanlışlar

Bu haber 01 Mart 2019 - 12:45 'de eklendi

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Dr.Öğretim Üyesi Hasan Mete Aksoy, kadınların meme implantı konusunda artık daha bilinçli olduklarını belirterek, “Meme protezlerinin kanser veya sistemik hastalık riskini arttırdığı kanıtlanmadı” dedi.

VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Öğretim Görevlisi Hasan Mete Aksoy, dünya genelinde 40 yılı aşkın bir süreden beri meme protezlerinin kullanılmakta olduğunu ve yapılan araştırmalar sonucunda kanser ya da başka bir sistemik hastalık riskini artırmadığının saptandığını, meme implantına sahip kadın sayısının hızla arttığını ifade etti. Aksoy, “Estetik amaçlı göğüs büyütme operasyonlarında suni meme protezleri kullanılarak göğüslerin şekli düzeltilir ve hacmi hastanın isteği ve hekimin öngörüsü doğrultusunda birkaç beden arttırılabilir. Plastik cerrahide hiçbir cerrahi uygulama augmentasyon mammoplastiden daha detaylı olarak inceleme ve tartışma konusu olmamıştır. Meme implantına sahip kadın sayısı hızla artmaktadır” dedi.

“Meme protezi kanser yapar diyemeyiz”

Meme protezlerinin kanser ya da başka bir sistemik hastalık riskini artırmadığının saptandığını belirten Aksoy, “Meme büyütme ameliyatları meme protezleri ile yapılmaktadır. Halen silikon proteze alternatif daha iyi bir yöntem bulunamaması silikon protezleri altın standart yapmaktadır. Araştırmalar sonucunda kanser ya da başka bir sistemik hastalık riskini artırmadığı saptanmıştır. Silikon elementler tablosunda karbonun hemen yanında bulunur ve dünyada oksijenden sonra en sık bulunan elementtir. Silikon sıklıkla ‘silica’ (silikon dioksit) olarak karşımıza çıkar ve bu da yer kabuğunun ana komponentidir. Silikon dimetilsiloksanın saf polimeridir, polimer zinciri uzadıkça silikon viskozitesi artar” diye konuştu.

“Protezlerin yalnızca kesici ve delici aletlere bütünlüğü bozulabilir”

Meme protezlerinin iki tür olduğunu ve protezlerin sadece kesici ve delici aletlerle bütünlüğünün bozulabileceğini aktaran Dr. Aksoy şunları söyledi:

“İyi bir protezin özellikleri ise vücut sıvılarına geçirgen olmamalı, kimyasal olarak inert olmalı, irritan olmamalı, karsinojen olmamalı, allerjenik olmamalı, mekanik kuvvetlere dayanıklı olmalı, istenilen formda üretilebilmeli ve sterilize edilebilmelidir. Meme protezleri iki türlüdür; birincisi içerisi silikon jel ile dolu olanlar ve ikincisi içerisi tuzlu su ile doldurulanlardır. Her ikisinin de dışındaki zarf yapı silikondan yapılmakta ve yalnızca içerisindeki dolgu maddesi jel veya tuzlu su olarak değişmektedir. Jel ile dolu olanların meme dokusuna daha uygun bir kıvamı ve görünüşü vardır. Protezlerin patlaması gibi bir olasılık söz konusu olmayıp, toplum içerisindeki yanlış bir inanıştır. Protezlerin yalnızca kesici ve delici aletlerle bütünlüğü bozulabilir. Bu durumda değiştirilerek yenisini koymak mümkündür. Tuzlu sulu protezler kullanılacaksa kas dokusu arkasına konması daha uygundur ve bu tür protezlerde 6 ay içerisinde hacimlerinin yüzde 10’u kadar azalma olasılığı olduğu unutulmamalıdır. Tuzlu sulu protezlerin en önemli avantajı daha küçük bir ameliyat iziyle yerleştirilmesinin mümkün olması ve protez bütünlüğü bozulduğu zaman vücuda zararlı olabilecek hiçbir sakıncalı madde içermemesidir. Protezler şekil olarak da iki türlüdür. Ya tam yuvarlak olurlar ya da gözyaşı damlası şeklindedirler. Var olan meme dokusunun durumuna göre uygun şekil kararlaştırılır. Modern protezlerin yüzeyi pürtüklüdür.”