SON DAKİKA

BAKIŞ AÇISI 14.11.2018

BAKIŞ AÇISI, VİDEO

ANA HABER 14.11.2018

ANA HABER, VİDEO

YAŞAMI PAYLAŞMAK 14.11.2018

VİDEO, YAŞAMI PAYLAŞMAK

ZUHAL’LE PİLATES 68. BÖLÜM

VİDEO, ZUHAL'LE PİLATES

Uzmanlar meme kanserine karşı korunmanın yolları hakkında uyardı!

Bu haber 25 Ekim 2018 - 10:58 'de eklendi

Meme Kanserinde Farkındalık Ayı kapsamında meme kanseri hastalığı hakkında bilgiler aktaran Uzman Dr.
İnci Kızıldağ Yırgın, 40-44 yaş arası her yıl mamografinin şart olduğunu ifade ederek, “2018 yılı içinde 40 bin 920 kadının meme kanseri nedeniyle hayatını kaybedeceği öngörülmektedir” dedi.

40-44 yaş arası her yıl mamografi şart

VM Medikal Park Kocaeli Hastanesi Radyoloji Bölümü hekimlerinden Uzm. Dr. İnci Kızıldağ Yırgın, Meme Kanserinde Farkındalık Ayı kapsamında meme kanseri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Amerikan Kanser Birliği verilerine göre 2018 yılı içinde 266 bin 120 kişiye meme kanseri tanısı konulacağını belirten Uzman Dr. İnci Kızıldağ Yırgın, 40 bin 920 kadının meme kanseri nedeniyle hayatını kaybedeceği öngörüldüğünü açıkladı. Alkol kullanımının meme kanseri riskini arttırdığını kaydeden Yırgın, meme kanserlerine en çok 55 yaş üzerindeki kadınlarda görüldüğünü aktardı. Hastalığın tedavisinde erken tanının önemli olduğunu vurgulayan Yırgın, yaşam kalitesinin arttırılması ile meme kanseri riskinin azaltılabileceğini ve teşhisi için hastaların hekime erken başvurmalarında büyük faydası olduğunu ifade etti.

2018 yılı içinde 266 bin 120 yeni meme kanseri tanısı konulacak

Meme kanserinin özellikleri hakkında bilgiler aktaran Yırgın, “Meme kanseri sıklıkla meme başına doğru süt taşıyan süt kanallarından kaynaklanan bir kanser türüdür. Bu durumda duktal kanser adı verilir. Daha nadir görülen ve memenin süt salgısı üreten bölümlerinden de kaynaklanır ki bu durumda lobuler kanser adını alır. Daha nadir alt tipleri de mevcuttur. Birçok meme kanserine tarama mammografisi ile daha muayene bulgusu vermeden, elle fark edilebilir hale gelmeden tanı konulabilir. Ancak bu noktada bilmek gereken en önemli noktalardan biri memede ele gelen çoğu şeyin kanser olmadığıdır. Vücudun diğer bölgelerine yayılma göstermeden büyüyen iyi huylu kitlelerin de teşhisi için hastaların hekime başvurmalarında büyük fayda vardır. Amerikan Kanser Birliği verilerine göre 2018 yılı içinde 266 bin 120 yeni meme kanseri tanısı konulacağı ve 40 bin 920 kadının meme kanseri nedeniyle hayatını kaybedeceği öngörülmektedir” dedi.

Meme kanseri en çok 55 yaş üstü kadınlarda görülür

Meme kanserini artıran etkenler hakkında da önemli bilgiler aktaran Yırgın, kanser türünün en çok 55 yaşından büyük kadınlarda görüldüğünü belirterek, “Meme kanseri en çok 55 yaş üstü kadınlarda görülür. Meme kanserini riskini artıran değiştirilebilir risk faktörleri; alkol kullanımı obezite, hareketsiz yaşam, çocuk sahibi olmamak, emzirmemiş olmak, uzun süre doğum kontrol hapı kullanmak, menopoz sonrası hormon replasman tedavisi almış olmak. Meme kanserini riskini artıran değiştirilemeyen risk faktörleri ise kadın olmak, ileri yaş, genetik mutasyonlar, ailesinde meme kanseri olmak, hastanın kendisinde teşhis edilmiş meme kanseri olması, erken yaşta adet kanamasının başlamış olması, geç yaşta menopoza girmek, göğüs bölgesine radyoterapi-radyasyon almaktır” diye konuştu.

Vücudun başka bir yerine yayılmamış kanserin tedavisi daha kolaydır

Meme kanserinin erken tanıda farkına varılmasının sağladığı yararlara da vurgu yapan Yırgın, “Meme kanserinden ölümleri ve hastalıklı sağ kalımı azaltmanın en önemli yolu kanseri erken teşhis etmektir. Erken teşhis edilen, henüz vücudun başka bir yerine yayılmamış kanserin tedavisi ve tedavinin başarı ile sonuçlanması daha kolaydır. Erken evre teşhis konusunda ise şu ana kadar en yüksek etkinlik saptanan yöntem düzenli mamografi taramasıdır. Meme kanseri taraması demek hiçbir semptomu, şikâyeti olmayan insanları düzenli aralıklarla radyolojik olarak değerlendirmek demektir. Erken tanı ise hiçbir şikâyeti olmayan bir meme kanseri hastasının kanserini vücudun başka bir yerine yayılmadan bulmak demektir” şeklinde konuştu.

40-44 yaş arası gurubundakiler kesinlikle her yıl mamografi yaptırmalı

Hasta gruplarının yapması gerekenler hakkında da önemli bilgilere veren Yırgın, “Bu konuda hem Amerikan Kanser Birliği hem de Türk Radyoloji Derneği’nin önerileri vardır. Meme kanseri açısından normal risk faktörlerine sahip kadınlardan 40-44 yaş arası gurubundakiler kesinlikle her yıl mamografi yaptırmalı, 45-54 yaş arası kadınlar her yıl mamografi yaptırmalı, 55 yaş ve üstü kadınlar peş peşe iki yıl normal mamografi saptanırsa 2 yılda bir yaptırmalı ve hastanın 10 yıllık yaşam beklentisi olana kadar bu aralıkta devam etmelidir. Meme kanseri açısından yüksek risk faktörlerine sahip kadınlar ise 30 yaşından itibaren her yıl meme MR ve mamografi yaptırmalıdır” ifadelerini kullandı.

Emzirme koruyucu bir faktör diyebiliriz

Meme kanserinin kadınlarda görülme olasılığının erkeklere göre 100 kat daha fazla olduğunu kaydeden Dr. Yırgın, emziren kadınların meme kanserine karşı korunduğunu belirterek, “Bebeğini aylarca emziren kadınlar meme kanseri olma riskini bir miktar azaltıyorlar; ancak meme kanseri birçok faktöre aynı anda bağlı olduğu için ne yazık ki bu noktada riski sıfırlama söz konusu değildir. Emzirme koruyucu bir faktör diyebiliriz. Aslında kanserden korunmanın şu ana kadar kanıtlanmış kesin bir yolu yoktur; ancak bizler yapabileceğimiz bazı değişiklerle kansere yakalanma riskimizi azaltabiliriz. Yapabileceklerimizi şöyle sıralayabiliriz; sabit ve uygun bir kiloda kalmak, düzenli fiziksel aktivite, alkol kullanımından kaçınmak, mümkün olduğunca uzun emzirmek, menopoz sonrası hormon replasman tedavisinden kaçınmak” dedi.

Modern mamografi cihazlarında daha düşük radyasyon maruziyeti olmaktadır

“Mamografi çekimi sırasında meme düşük dozlu bir radyasyona maruz kalır” diyen Yırgın şunları söyledi; “Meme kanseri teşhisi olasılığında hastaya sağladığı fayda göz önüne alındığında, düşük doz radyasyon göz ardı edilir. Modern mamografi cihazlarında eski cihazlara oranla daha düşük radyasyon maruziyeti olmaktadır. Her iki memenin de görüntülendiği ortalama bir mamografik incelemede hasta 0.4 mSv radyasyon alır. Her yıl ortalama 3 mSv doğal radyasyona maruz kaldığımızı ve mamografi çekiminde aldığımız radyasyonu aslında 7 haftada doğal ortamdan aldığımızı da düşünürsek bu dozun kabul edilebilir sınırlarda olduğu anlaşılmaktadır. Gebelik durumunda fetüsün alacağı radyasyonu dozu çok az olmasına rağmen gebelere rutin mamografi çekimi yapılamamaktadır.”